Anasayfa   Forum   Haber   Resim   Video   İletişim   
DUYURU: SEVGİLİ VE DEĞERLİ OKUYUCULARIM  |  TBB Ve 80 Barodan Ortak Basın Açıklaması  |  Iğdır Belediyesin de Ağır Ve Tehlikeli İşlerde Çalışan Personellere  |  AĞRI DAĞI BEYAZ GELİNLİĞİNİ GİYDİ  |  TANDIRA DÜŞEN ÇOCUK FENA HALDE YARALANDI  |  DSİ'YE KADROLU İŞÇİ ALIM İLANI  |  Kışlık Çiçekler İle Oturma Bankları Park Ve Bahçelere Bırakıldı  |  I.Uluslararası 20. Yüzyılın ilk Yarısında Türk-Ermeni İlişkileri Sempozyumu Sonuç Bildirgesi:  |  Seramik, Cam ve Çinicilik Atölyesi Üretime Başladı  |  Sanayi Sitesi Esnafı Eş Başkanlarına Teşekkür Ziyaretinde Bulundular  |  
Forum  Köşe Yazıları Gmurgul VAH BENİM İŞÇİ SINIFIM, VAH!

VAH BENİM İŞÇİ SINIFIM, VAH!


Gmurgul
Seviye  Yönetici
Toplam Puan: 0
Giriş Sayısı: 118
Konu: 108
Cevap: 0
Bu Konu 121 gün önce eklendi

VAH BENİM İŞÇİ SINIFIM, VAH!

VAH BENİM İŞÇİ SINIFIM, VAH!

16/08/2019

Türkiye işçi sınıfı hiçbir vakit “kendisi için sınıf” olamadı.
Sendika ağalarının elinde kaldı.
Çocukluk çağındaki sol akımlarca istismar edildi.
Sosyal demokratların-milletvekilliği uğruna-arka bahçesi oldu.
Ve nihayet sağ siyasi iktidarlarca bölündü, etkisizleştirildi.
Sermaye sınıfı kararı, ta 24 Ocak kararları arefesinde almıştı. Örgütlü emekçiler, ülke pazarının emperyalist tekellere açılma vakti orta yerden kaldırılacaktı. Ve öyle oldu. Tansu Çiller’in, o zamanki Türk-İş başkanı için; “Bizim Bayram mı?” dediği hatırlardadır.
AKP iktidarı dönemindeyse sendikalar kapı kulu oldular. Dikkat ediniz, 2000’lerden bu yana yükselen kitle eylemlerinde Türkiye işçi sınıfı kitlesel/ses getirici bir varlık gösterememiştir. Sınıfın üzerinde ağır baskılar söz konusudur. Baskı o raddeye gelmiştir ki, emekçi, sendikasını seçerken bile siyasi iktidardan bir işaret beklemiştir. Yaşadığımız süreçte sendika yöneticileri iktidarın talimatıyla hareket eder olmuşlardır. Hafta başında Türk-İş Başkanının, mikrofon açıkken duyulan sözleri, aslında sendika yöneticileri-iktidar kanadı arasında ne denli “bütünleşme” olduğunun su yüzüne çıkmış halidir.
Tencere yuvarlanır kapağını bulur, derler. Sermaye sınıfının çarpık oluşması paralelinde işçi sınıfımız da kitaplardaki gibi şekillenmedi. İş eğitimi almadan, köyünden çıkıp fabrikaya girdi. Küçük burjuvanın karakterine özendi; bencil oldu, sermayeye karşı değil, kendi içlerine dönük çekişme içine girdi. Nerede olduğunu bilmeksizin patron yaşantısına eğilimli oldu. Şemsi Denizer vardı, jaguara binerdi. Bizim işçi sınıfı Başkanlarına laf söyletmedi, jaguarın önünde poz poz resimler çektirdi.
Baskılanan ve sömürülen kitleler önünde uzun ve meşakkatli bir yol var. Türkiye işçi sınıfı için de bu geçerlidir. Ancak bu uzun yürüyüşte arkalarda kalmak işçi sınıfımıza yakışmıyor. O, önde çoban yıldızı olmalı. Türkiye emek mücadelesinde önder olmanın yolu, geçmişin hatalarını bir bir öne koyup, “düzeltme hareketi” başlatmaktır. İçlerinde bulunduğu utandırıcı vaziyet, 70’li yılların işçi sınıfına hiç yakışmıyor, hiç!





Tarih  :  16 Ağustos 2019        Okunma  :  447        Yazan  :  Gmurgul

Spacenuke Spacenuke Facebook Facebook Twitter Twitter FriendFeed FriendFeed

Konuya Cevap Yaz